Sigirya Rock- Pidurangala / Sri Lanka Gezi Rehberi

Bir önceki yazımda Polonnaruwa‘dan bahsetmiş, Sigirya‘ya nasıl geçiş yaptığımızı anlatmaya koyulmuştum. Bu yazımda ise Sigirya’da yaşadıklarımı anlatacağım. Evet gün doğumunda orda olmaktı asıl niyetimiz. Biz diyorum, Avusturya’lı tatlı çiftle yola devam ediyorduk çünkü. Rotamız aynı doğrultuda ilerlediğinden beraber seyahat etmeye devam ediyorduk. Sevgili tuk tuk şöförümüz gecikmeli olarak geldi. Kestirme ve fil tehlikesine karşı daha tehlikeli olan yolu tercih etti şöför.

Bilindiği üzere filler o kadar da sakin hayvanlar değillermiş, gün ağarmadan yollarına çıkarsanız saldırıları ile karşılaşabiliyormuşsunuz. Bir filin bir dokunuşunun bile ne denli sarsıcı olacağını tahmin edersiniz sanırım ki 🙂 Biraz korku içerisinde yola devam ettik, derken önce dev bir fil gördük yolun ortasında karşıdan karşıya geçen, usulca yavaşladık. Tabi bir fil aşığı olan ben sevincimden havalara uçuyordum adeta. Değil bu kadar yakından görmek, hiç fil görmemiştim. Tuktuk’un hızından fotoğraf çekemedik. Nitekim ileride bir de yavru fil gördük. Uykum tamamen açılmıştı artık 🙂 Her şey çok keyifli derken bir anda tuktuk durdu. Araçtan bir süredir benzin kokusu geliyordu zaten. Muhtemelen gaz sızdırıyordu ve uykulu şöförümüz bunun farkında değildi. 5 dakikaya geliyorum diyen sevgili şöförümüz en az yarım saat gelmemiş. Sonunda kendimizi yerel otobüste bulmuştuk. Gün doğumu artık bir hayaldi, tırmanacağımız için sıcağa kalmamaktı tek temennimiz. 3 otobüs değiştirerek sonunda parkın içerisine vardık. Park çok güzel isterseniz 15-20 dakika yürüyebilirsiniz ya da tuktuk tutup süreyi kısaltabilirsiniz.

4. yüzyılda inşa edilen Sigirya kalesi yerel halk tarafından dünyanın 8. harikalarından biri sayılıyor. UNESCO tarafından koruma altına alınan kaya UNESCO’nun dünya kültür mirasları listesinde. “Lion Rock”, yani aslan kalesi denilen kale aslında bir saray olarak inşa edilmiş. Yıllar içinde zamanla aslanın kafası ve diğer bölümleri hasar görmüş, geriye sadece aslanın ayakları kalmış. Geniş ve yemyeşil bir düzlüğün ortasında yer alan kayanın zirvesine ulaşmanız için 1200 basamağı çıkmayı göze almalısınız. Giriş ücreti ise 30 $ olan kayanın zirvesinde elle kazılarak yapılan havuz ve geniş bir teras bulunan Sigirya Kalesi’ne çıkarken çeşitli antik harabelerle, şelalelerle karşılaşıyorsunuz. Kalenin içinde ise kök boyalarla yapılmış 1600 senelik resimler mevcut. Bu yönü ile Kapadokya harabelerini andırmıyor değil.

Sigirya Kalesi’ne alternatif olarak da Pidurangala Kayası bulunmakta. Bana kalırsa bu kayanın manzarası diğerine göre çok daha güzel. Bir yandan Sigiriya kayasının karşıdan muhteşem görüntüsünü seyretme imkanı bulurken, diğer yandan yemyeşil arazinin tadını çıkartabiliyorsunuz. Basamak olarak çok daha az olan kayaya tırmanırken daha az zorlanıyorsunuz. Giriş ücreti olarak ise 500 Sri Lanka Rupisi olan fiyat bize göre gayet makuldü. 500 Sri Lanka Rupisi 15 Türk Lirası yapıyor.

Yine kayaya tırmanırken yatay pozisyonda duran dev bir Buddha heykelini de görme imkanınız oluyor. Biz tepeye vardığımızda manzaraya hayran kaldım. İnsanın ayrılası gelmiyor. Gün doğumları ile gün batımlarında ise kesinlikle şahane, birinden birine denk getirmeye çalışın. Eğer iki kayayı da görme imkanınız varsa önce Pidurangala Kayası’nda güneşin doğuşunu izleyip, oradan Sigiriya Kayası’na tırmanın derim.

Tırmanışımızı bitirip, uzun uzun manzaranın keyfini çıkarttıktan sonra aşağıya doğru inmeye başladık. Aşağı inerken Andy herkesi durdurup teker teker “yukarıya çıkmak zor…. Ama aşağıya inmek çok daha zor.” deyip duruyordu. İnsanlar önce afallıyor, sonra kahkahayı basıyorlardı. Bu anı asla unutmayacağım sanırım, nasıl da kendi kendine eğlenmişti ve insanları da aslında motive ediyordu belli etmeden 🙂

Aşağıya indiğimizde çıkışta önce ayakkabıları çıkartmamız gerektiğini fark ettik. Sabah yaşadığımız gerginlik neticesinde görmemiştik. Ne mi olmuştu? Sevgili bizi yarı yolda bırakan, ihmalkar şöförümüz bizden para almaya oraya kadar gelmiş ve bizi beklemişti. Uzun ısrarlar sonucunda 1500 Rupiyi ona vermek zorunda kaldık. Her ne kadar can sıkıcı bir olay olsa da, bazen böyle şeyler de olabiliyordu yolculuklarda 🙂

Konaklamaya gelirsek, biz orada konaklamamayı seçtik. Ancak Dambulla bölgesine bağlı olan Sigiriya’da konaklamak isterseniz booking.com ‘dan geceliği kişi başı ortalama 30-40 TL civarında odalar bulmanız mümkün.

Biz ise burada kalmamayı, geceyi Kandy‘de geçirip ertesi gün ise Ella’ya doğru rotamızı çevirmeye karar verdik. Buradan Ella‘ya geçişimize önceki yazılarıma bakarak göz atabilirsin.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.